İstanbul Boğazı

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
Allah'ın belası Küresel Isınma nedeni ile suları kurumuş olan İstanbul Boğazı

Buzul Çağı'nda yaşanan 10.8 şiddetindeki deprem sayesinde İstanbul'un ortasını çat diye çatlatarak karpuz gibi yarması sonucunda oluşmuştur. Bir rivayete göre bu deprem sonucunda Buzul Çağı son bulmuştur. Fakat yarılmanın sonucunda mağara adamları'nın beyinsizliğinden dolayı akıllarına oraya köprü yapılması fikri ancak 3500 yıl sonra gelmiştir.

İstanbul Boğazı yaklaşık 80 km uzunluğundadır. Bu deprem ile yarılmış toprağı iki ana bölgeye ayırır: Batı ve Doğu. En geniş yeri 16 km, en dar yeri 1 kmdir. Boğazda piranalardan, hamsiye, kılıç balığından balinaya bir çok canlı türü yaşar. Sarıyer sahillerinde karettalar, Arnavutköy sırtlarındaysa orangutanlar, görülür. Yer yer göze çarpan hıyar türleri daha çok trafikte yetişir. Boğazda balık, boğazda karpuz kabuğu, boğazda kılçık, boğazda gıcık ilk akla gelen boğaz aktivitelerindendir.

Bayağı ileri bir gelecekte Birinci Köprü

Birinci ve ikinci olmak üzere iki köprüyle Batı ve Doğu birbirine bağlanır. Boğaza ilk köprü 1536 yılında Sultan Süleyman zamanında yapılmııştır. Ancak 1919 yılında hayin İngiliz donanması'nın karadenize geçme isteği ile torpidoyla vurulmuştur. Üçüncü köprü Çanakkale'ye planlanmasına rağmen Her Bok İstanbul'a zihniyeti yine İstanbul'a yönlendirmiştir.

Marmaray ve Avrasya Tünelleri ile beraber İstanbul'un trafik sorunu 5 bağlantı ile çözülmüştür. Altıncısının da yolda olduğu iddia edilmektedir.