Şiddet öncesi nezaket sendromu

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
ŞÖNS kimi zaman geri de tepebilir

Mahalleye uzun saçlı entel gelmiş, yaşatmayız!

~ Mahalleden Recai ağabey

Küpesi de varmış diye duydum

~ Recai'nin yancısı Cengiz

Çoluğumuz var çocuğumuz var ulan!

~ Recai ağabey hızını alamaz

Vatandaşımızın tepkisi haklı, güzel bir tepki

~ Celalettin Cerrah

Kısa adıyla ŞÖNS (Şiddet öncesi nezaket sendromunun kısaltması, başka ne olacak) birden fazla ve her biri kendi düşünsel dizgesi içinde mazur ve makul görünen sebeple şiddet uygulama isteği içindeki bireyin, şiddet gösterisinden önce sebepsiz yere kibarlaşması, böyle yumuşak yumuşak tavırlar sergilemesi durumunun genel ismidir. Çoğunlukla "anamız bacımız, çoluğumuz çocuğumuz var. Herkesin önünde çirkinleşmeyelim" gibi gayeler gözetilerek tercih edilen tepkisel yaklaşımın pasif-agresif olsun, itme-çekme olsun, emme-basma tulumba olsun, bir çok psikolojik süreç yaşandıktan sonra görülen zorunlu sonucudur. Sendrom mağdurlarının en alttaki çözümleri uygulaması gerekmektedir.

Sendromun gelişim süreci

Haklı, makul ve mazur sebeplerle şiddet gösterilen durumların öncesinde, az sonra kopacak küçük çaplı kıyametten önce yaşanan "Fırtına öncesi sessizliği" durumuyla benzerlikler gösterse de, ŞÖNS'ün patalojik bir vaka olarak kendini göstermesine sebep olan belli bazı süreçler ve kritik noktalar vardır. İdeal koşullar altında düşünce ve muhakemeden yoksun olduğu için her türlü tepkisel yaklaşımı kavga çıkararak, tekme ve yumruk atarak; ne bileyim ana avrat sövmek olur, her türlü şiddet öğesine başvurarak gösteren ve literatürde "Şiddetperver" olarak adlandırılan kişilerin, kimi sebeplerden ötürü yancılarının da etkisinde kalmasıyla sendrom sürecinin başladığı ve alevlendiği düşünülmektedir.

Şiddete yol açan sebepler

Şiddet eğilimini tetikleyen sebepler çeşitlilik gösterir. Mahalleye taşınan bekar erkeğin gece geç saate kadar müzik dinlemesi olsun, bitirimlerin yoldan geçenin tipini beğenmemesi olsun; kaşın altında gözün olması gibi ağır tahrik unsuru sayılan sebepler olsun; bir çok insanda haklı sebeplerle şiddet gösterme isteği doğabilir. Tabii olan bu isteğin doğrudan odağına yönlenmesidir.

Belirti ve teşhis

Şiddet uygulama döneminin başında efendi gibi hasmının karşısına geçip Allah ne verdiyse sağlı sollu girmek yerine, dayağa "Arkadaşım, biraz yanımıza gelebilir misin? Ben ve arkadaşlarım seninle mühim bir mevzuu hakkında fikir alışverişinde bulunmayı arzu ediyoruz" şeklinde nezaket belirten cümleler kurulması sendromun başlıca belirtisidir. Bu belirti teşhis için yeterlidir. Ayırca bu seviyeye gelmemiş vakalarda "Kararımı verdim aga, önce bir çekip konuşalım hergeleyle" şeklinde olaya doğrudan yaklaşım göstermekten kaçınma da, şiddetperver kişinin yancıları için erken uyarı kabul edilebilir. Bu ve benzeri uyarıları gören yancılar derhal tedavi yaklaşımlarını değerlendirerek acil sonuç almazlarsa sendrom dönemine girilmesi kaçınılmaz olur.

Tedavi yaklaşımları

Terapi-Psikanaliz yaklaşımı

Şiddetperverin kaçınma davranışları göstermesi ya da nazik jestlerde bulunması üzerine yancıların "Öyle diyorsun da Recai ağabey, adam yollu gibi küpe takmış bir de. Namusumuz var bizim de, godoş muyuz biz? Direkt çökelim işte" diyerek takınacakları ikna etmeye yönelik tavırların, sendromun alevlenme dönemlerinde sıklıkla işe yaradığı düşünülmektedir.

Farmakolojik yaklaşım (ilaç tedavisi)

Sendromun iyice ilerlediği durumlarda "Recai ağabey senin tavrını hiç beğenmedim. Bırak serseriyle serseri olma, gel ben sana iki duble rakı çekeyim, cilalayalım kafaları" şeklinde farmakolojik sürece hazırlanan şiddetperverin oral yolla tüketeceği alkollü içeceklerin nezaket sürecini hızla ve geri dönülmez biçimde baskıladığı görülmektedir. Ancak kontrollü deney ortamında her 100 denekten 100'ünün farmakolojik tedavi sonucunda şiddet eğilimini yancılarına uygulama riski yaşadığı izlenimi de bilim adamlarını endişelendirmektedir.

Islak odun yaklaşımı

İkna ve rakı teklifleriyle sakinleşmeyen şiddetperverin aklını başına getirmek için izlenecek son yöntem "Islak odun" yöntemidir. Nezaket sürecine giren şiddetperverin kavga çıkarmasını beklediği için adrenalini alıp çoşan ama kavga çıkmayınca hevesi kursağında kalan yancılar, ikna ve rakı tekliflerini de kabul etmemesi üzerine şiddetpervere "Senin de artistliğin bize mi? Serseriye gelince muhabbet ediyorsun, bize gelince ağız burun. Verin şunun beline ıslak odunu" cümlelerini takiben, iz de bırakmaması için ıslak odunla vurmak suretiyle saldırmaları nezaket sürecini yerle bir edecektir.