Aşk-ı Kıyâmet

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara

Aşk-ı Kıyâmet, Yalçın Akyıldız'ın Sabetay Sevi'ye (nâm-ı diğer Bilbo Baggins) ve onun bütün dünyâda yaşatılmaya devâm eden Kıyâmetçilik öğretisine ithâfen yazdığı ve bestelediği şiir.

Emre Altuğ da bir albümünde bu şarkıya yer vermiş ve hattâ onun için klip çekmiştir.

Şarkı Sözlerinin Anlamları

Şarkıda Sabetaycıların gizlilik kuralına binâen Sevi'ye duydukları aşk, her zaman olduğu gibi îmâ yollu dile getirilmektedir. Çünkü suskunluk kuralı çerçevesinde suskunluk kapsamına giren bilgilerin açıkça dile getirilmesi yasaktır. Yoksa maazallah inisiyeyi çoluğu çocuğuyla berâber Lübnan Dağları'nda dondurarak öldürür bu Dönmeler.

"Ben seni sardım sakladım yarınlara"

"Esperamos a ti"

Şâir, Sevi'ye duyulan aşkın suskunluk kuralı gereği açıkça dile getirilmesinin yasak oluşundan ötürü ona sevgisini açıkça ifâde edememekten içi yanmaktadır. "Herkes aşkını yazmış duvarlara kağıtlara" sözüyle bu iç yangınından serzenişte bulunur. "Ben seni sardım sakladım yarınlara" dizesiyle, umûdunu dile getirmektedir. Umûdu, gemiye atlayıp nereye gittiği (belki de Valinor'a gidip gitmediği) bilinmeyen Sevi'nin geri geleceğine olan kesin inancıdır. Bu inanç şâiri ayakta tutmaktadır. O, kimi zaman ayın on yedisinde sâhile gider ve yüreğinde "Esperamos a ti" yangınıyla denizi gözler. Emre Altuğ da müzik videosunda bu bitmeyen bekleyişe dem vurmak için klibinde, Sevi'nin ortadan kaybolduğu bir Ülgün iskelesini sembolize eden sahneler çekmiştir. "Beklerim günü gelecektir nihâyet" mısrâsı, Sevi'nin günün birinde Kripto-Yahudi âleminin beklenen mesihi olarak geri geleceğine olan kesin güven duygusunun tâzelenmesini ifâde eder.

"Aşk-ı Kıyâmet"

"Aşk-ı kıyâmet" ibâresi, "kıyâmet aşkı" anlamında Osmanlıca tamlama usûlü ile yazılmış bir kelime öbeğidir. Kıyâmet aşkından kastedilen, Sabetay Sevi'nin Kıyâmetçilik öğretisidir. O tâbilerine şöyle öğütlemişti,

"Ben beklenen Yahudi Mesihiyim, yâni ölümsüz Osiris benim. Bir gün Son Hüküm için geri gelmek üzere aranızdan ayrılacağım. Aranızdan ayrıldıktan sonra, ne yapacaksınız. Ortodoks Yahudiler gibi Tanah'a uyarak mı Mesih'in gelişini bekleyeceksiniz. Hayır! Böyle değil. Mesih'in gelmesi dünyânın ahlâkının bozulmasına bağlıdır. Bunun için günahlarla kurtuluşu dâvet edeceksiniz. Öyle bir dünyâ kurun ki her gününüz her saatiniz günahlarla dolu olsun. İşte dünyâ tamâmen bozulduğunda, ben, Osiris'in reenkarnasyonu Sevi, sizin Mesihiniz, geri geleceğim ve dünyâyı düzelteceğim. Son Hüküm'de yaptığınız çalışmalardan dolayı sizi dünyânın ebedî vârisleri olarak ödüllendireceğim."

Sevi, öğretisinin tohumunu böyle ekti. Buna Kıyâmetçilik öğretisi denilir. Şâir, "sonu yok bunun bu aşk-ı kıyâmet" sözüyle Kıyâmetçiliğin sonunun olmadığını, çünkü Kıyâmetçiliğin ancak Kıyâmet'in kopuşu ile sona erebileceğini vurgulamaktadır.


"Haykırışlarım Hiç Bitmiyor"

Ermeni dilinde Ermeni'ye Hay (Հայ) denmektedir. Yalçın Akyıldız ve Sezen Aksu gibi günümüz Sabetaycıları da Ermeni Kırımı'nın, ataları tarafından organize ve icrâ edildiğini bilirler. Sabetaycıların şarkılarında, atalarının cemiyeti İttihat ve Terakki'nin Osmanlı yönetimini ele geçirdikten sonra gerçekleştirdiği Ermeni Kırımı'nı simgelemek için "haykırış" kelimesi çokça kullanılmaktadır. Aşk-ı Kıyâmet de bu sembolizme yer verdi. "Hay kırış", Ermeni Kırımı'nı temsil etmektedir. Levent Yüksel'in bir şarkısı için Sezen Aksu'nun yazdığı "Sustu Hay kıran şehir" sözleri de Ermeni Kırımı'na değinen başka bir dize örneğidir. Sabetaycı subaylarca yönetilen İttihat ve Terakki ordularının 1915'te Hayları (nâm-ı diğer Ermenileri) kırmasının sebebi, hep aşk-ı kıyâmet uğruna yaşanmıştır. Sabetay Sevi'nin halefi Firenk Yâkup'un peşinden giden ve ABD'yi ele geçiren Frankistlerin de bütün dünyâda yol açtıkları kırımların hepsi aşk-ı kıyâmet içindi. Bundan sonra da böyle olacak.

Onlar bunu bellediler: Önce kaos, sonra antitez ve sentez. Bu yüzden de "onlara: 'Yeryüzünde fesat çıkarmayın' denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler.