Agarta'dan Alamut'a Ergenekon Gerçeği

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
İmage.jpg

10 Eylül 2008

Tutkun Pakbaş'ın özel haberi.

Ergenekon örgütü ve karanlık ilişkileri üzerine çok şeyler yazıldı çizildi ama bugüne kadar bu örgüt üzerinde yapılan analizler mantık hataları ve mesnetsizliklerle doluydu.

YanHaber Ajansı'nda Tutkun Pakbaş örgütün gizli sırları ve karanlık gerçeklerini sizler için açıklıyor.

Herşey Agarta'da Başladı

Agarta isimli yeraltı uygarlığı antik Mısır'dan ve Atlantis'ten önceye dayanmaktadır. Bu uygarlıkta düşünce gücüyle osurmak mümkündü. İlahi bilgiye büyük üstadlar veya yüce ihtiyarlar denilen varlıklar hakimdi. Bu bilge kişiler eldeki bilginin etik kontrolünü yapıyor ve ülke içindeki dengeyi sağlıyorlardı. Ta ki kehanetlerle bildirilen karanlık vazifeli bir varlık gelene kadar. Bu varlık Agarta'nın üzerindeki düşünce yapısını değiştirerek insanların ego düzeyiyle oynamaya başladı. Bilge kişiler bu duruma hakim olamadılar ve bilginin kötüye kullanım süreci başlamış oldu. Herkes birbirini düşünce gücüyle osurtmaya başladı. Bok boku, koku kokuyu götürüyordu. Ortalık toz dumandı ve kötü kokuyordu. Sonra bu karanlık varlık Agartalıların bu zavallı halini görünce büyük bir kahkaha patlattı ve bir keyif sigarası yakmak istedi. Sigarasını yaktığı anda Agarta ülkesi patladı ve karanlık varlık da yaptığı komplonun kurbanı oldu. Agarta uygarlığı gücün nasıl kötüye kullanılıp bir uygarlığın heba edildiğine iyi bir örnektir...

Grandmaster Hasan Veli Sabbah Küçük üstadlık selamını verirken.
Tuncay Ömer Hayyam Güney'e güvenen Sabbah Küçük ona sistemin işleyiş mekanizmalarını bir bir anlattı. Tabii anlatması karşılığında ondan danışmanlık istedi. Fakat bunu reddeden Hayyam Güney dış güçlerle irtibat kurarak Alamut'u içerden patlattı.
Ergenekon fedaisi Arap Ahmet, Türk İntikam Tugay'ının kararlaştırdığı infaz emrini uygularken... Arap Ahmet daha sonraları Sabbah Küçük'ün parmağını aşağı indirmesiyle sadakat göstergesi olarak uçurumdan atlayarak intihar etmişti.