Barba I

Yansiklopedi sitesinden
(Bartholomeos I sayfasından yönlendirildi)
Atla: kullan, ara
Barba I
Patrik2.jpg
Gerçek İsmi Timurtaş Hırçındeniz
Lakabı Ekonomik Patrik
Selefi Dimitri I
Görev Tarihi 1991'den beri
Doğum Yeri Gökçeada, Çanakkale-Türkiye
Burcu Balık (su grubu, denizci kişilik)
Hobileri Balık tutmak, İçki içmek, Şiir okumak
Tuttuğu takım Çanakkale Dardanelspor
En Zayıf Yönü Rakı
Vazgeçemeyeceği Tek Şey Bokluca Kebap
Favori Sözü bazıları neşeden, bazıları kederden

bense şişeden içerim şişeden…

Favori Kahramanı Neyzen Tevfik

Timurtaş Hırçındeniz (Dimitris Archondonis ya da bilinen adıyla Barba I, d. 29 Şubat 1940, Gökçeada, Türkiye) Ünlü korsan, meyhaneci, ekonomist, işadamı, Patrikland Lokantalar zincirinin kurucusu ve genel başkanıdır.


Çocukluğu

İkinci Dünya Savaşı’nın en zorlu yıllarında Çanakkale’nin şirin tatil beldesi Gökçeada’da fakir bir balıkçının oğlu olarak dünyaya gelen Timurtaş, çok küçük yaşlarda babasının mesleğini öğrenerek denize açılmaya başlamış, çok geçmeden iyi bir denizci haline gelip Çanakkaleli balıkçılar arasında Küçük Barbaros olarak nam salmıştır. Bir gün yine babasıyla denize açıldıkları sırada tekneleri aniden patlayan fırtınada açığa sürüklenerek Yunan karasularına girmiş ve karşılarına çıkan Yunan destroyeri sınır ihlali yaptıkları gerekçesiyle uyarmaksızın üzerlerine açıp tekneyi batırmıştır. Usta bir denizci olan küçük Timurtaş yüzerek yakınlardaki bir adaya çıkmış, fakat babası bu olayda boğularak ölmüştür. Uzun süre çıktığı adada tek başına hayatta kalmaya çalışan Timurtaş’ı en sonunda Ege Denizi’nde içki kaçakçılığı yapan Yunan korsanları bularak yanlarına almış ve ayak işlerini yapması için kendileriyle beraber gemide kalmaya zorlamışlardır. Çok geçmeden Timurtaş’ın denizcilik konusundaki yeteneğini fark eden korsanların kaptanı, ondan barbutta kendisini yendiği için öldürdüğü ikinci kaptanının yerine geçmesini istemiş, zaten tek tutkusu denizcilik olan ve her gün güverte temizlemekten sıkılan Timurtaş da bunu sevinerek kabul etmiştir.


Gençliği

Korsanların arasında yıllarca kalan Timurtaş artık büyümüş ve gemide kaptandan sonra en yetkili kişi konumuna gelmişti. Yunan korsanlar Türkçe’ye dilleri dönmediği için Timurtaş’a Dimitri diyorlardı, zamanla Timurtaş Hırçındeniz adı Dimitris Archondonis’e dönüştü ve bu isimle çağırılmaya başlandı. Ayrıca bıraktığı siyah sakalından dolayı korsanlar arasında “Kara Barba” olarak tanınıyordu ve herkes ondan korkuyordu. Bütün Akdeniz’i dolaşan ve her limanda nam salan Barba geçmişini unutmak için bu yaşlarda içkiye başlamış, ileryelen yıllarda bu alışkanlığı denize çıkmasına engel olunca korsanlıktan emekliye ayrılarak kazandığı paralarla İstanbul’a gelerek bir meyhane açmıştır.


Kariyeri

Barba I ile Pandick XVI rakı masasında şirketlerinin geleceği üzerinde konuşurken. (Resimde Barba Pandick’e nasıl rakı içilmesi gerektiğini anlatıyor)

Şirket kariyerine İstanbul Haybeliada’da 1970’lerde "Barba’nın Yeri" adıyla bilinen meyhaneyi açarak başlayan Barba, burada meşhur Topal Agop, Kör Dimitri ve Sağır Antonio gibi ünlü meyhanecilerle tanışır ve onlarla çalışır. Kısa sürede işleri büyüten Barba, Haybeliada’da eski bir binayı satın alarak burada şirket için üst düzey yöneticiler yetiştirecek bir Turizm-Ekonomi okulu açmak istemiş, ancak dönemin Turizm Bakanlığından gerekli izinleri alamamıştır. Turizm Bakanlığı onun Timurtaş Hırçındeniz olduğuna inanmaz, çünkü nüfus kayıtlarına göre Timurtaş’ın 7 yaşında ölmüş olması gerekmektedir. Eski bir korsan olan Barba, kanunların açıklarını da iyi bilen zeki bir insandı. 1991 yılında Dimitri’nin ölümüyle iflas etme noktasına gelen küçük bir işletme olan Patrikland şirketini satın alarak şirket hisselerini dünyaya açtı ve yabancı sermayenin bu yatırıma ortak olmasıyla birlikte Patrikland Holding’i kurdu. Şirketi kısa zamanda Vatikan Resort’a rakip olacak kadar büyüten Barba, 2000 yılında “herkese uygun ekonomik bir şirket” sloganıyla kendisini Ekonomik Patrik ilan etti.

2006 yılında İstanbula kendisini ziyarete gelen Vatikan Resort genel başkanı Pandick XVI ile çok iyi anlaşan Barba Papayı Patrikland’da bizzat ağırlamış, rakı eşliğinde şirketlerinin geleceği üzerine uzun sohbetler yapmışlardır. Gecenin sonunda rakı masasında Vatikan’la Ekonomik ortaklık antlaşması imzalayan şirketin hisseleri dünya borsalarında tavan yapmıştır. Bu ziyaretinden çok etkilenen Pandick’in Vatikan’a dönüşünden hemen sonra keşişlere rakı üretmeleri talimatını vermesi, Barba’nın politik bir başarısı olarak görülmekte ve Patrikland’ın Vatikan’ın politikasını etkilediği yönünde yorumlara neden olmaktadır.

Barba I halen İstanbul Patrikland’ın genel başkanlığını yürütmektedir ve Haybeliada Turizm-Ekonomi Okulu’nu açmak için her sene girişimlerde bulunmaktadır. Boş zamanlarında Gökçeada’ya giderek balık tutan ve rakı eşliğinde bunları mideye indiren Barba’nın gerçek kimliğini bugün artık kimse hatırlamamaktadır.