Duvara Karşı

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
Duvara.jpg

Duvara karşı yatır beni,tırmala beni kaşı beni...

~ TRİNİTY

Çarşı Duvara Karşı!!!

~ Çarşı taraftarı

Filmin Konusu:

Almancı ve muhafazakar bir ailenin kızı Sibel, kendi hayatını özgürce yaşamak için anlaşmalı bir evlilik yapar. Eş olarak ise; intiharın eşiğinden dönmüş, kırklı yaşlarda bir başka Türk asıllı Almanı (Cahit) seçmiştir. Başlangıçta her şey güzel gider, çiftimiz kendi hayatlarını yaşar.. Canları kimi canı çekerse onunla seks yaparlar.

Daha sonra 'nikahın kerameti' kendini gösterir ve çiftimizin kafaları karışır.

(En 'mantıklı' evlilik bile en akıllı/mantıklı insanların aklını nasıl alır ve insanı nasıl katil eder? Bu filmde 'apaçık' görünüyor hepsi)

Kıskançlık uğruna elini kana bulayan Cahit'in ve fırlama Sibel'in hayatları ebediyyen kayar.

Esas oğlan hapse düşerken, ailesinin şerrinden kaçan esas kız İstanbul'a gelir.

Oysa İstanbul'da Sibel'i bekleyen kader daha kötüdür: Bir bar sahibi tarafından barın ortasında düzülecek ve tabii buna ÇOK üzülecektir. Akabinde Tarlabaşı'nda bıçkın delikanlılara kafa tutan 'delikanlı' kızımız bir de döşünden bıçaklanacaktır.

Nihayetinde 'aşkın galip geleceğini' ve birbirini seven çiftimizin kavuşacağını zanneden seyirci, filmin sonunda kıçüstü oturur.

Sibel sevdiği adamı -ki üstelik resmi nikahlı kocasıdır- yüzüstü bırakır! ('Selvi Boylum Al Yazmalım' filminde Türkan Şoray'ın Kadir İnanır'ı bırakıp Ahmet Mekin'le birlikte kalması misali...)

Cahit de tutar Mersin'e gider... (Güya memleketi ya?)

Burada yönetmen "Eller gider Mersin'e fakat Cahit gitmez tersine.. İlla ki o da gidecek Mersin'e.." der gibidir sanki. (Bu da, 1968 yapımı 'Aşka Tövbe' filminin sonunda, Kartal Tibet'i trenden indirip, onun yerine ve tamamen kel alaka bir şekilde trene binip İzmir'e giden Önder Somer'i hatırlatır)

Filmden alınan ders - filmin verdiği toplumsal mesaj

Mutlu aşk yoktur, zaten biliyorduk.
Ama ilaç için bir tane de mutlu evlilik yok mudur, birader?

Aşk evliliği olması şart değil, mantık evliliği de olur? Alman veya Türk farketmez!

Cevap: Hah haaa! Soruya bak, hizaya gel... İlaç istiyorsan aspirin iç!


Sibel Kekilli ve porno kariyeri

Sibel Kekilli'nin porno kariyeri bir yana filmdeki kuaför kadın Maren (Catrin Striebeck) çok daha doğal, çok daha dişi.. Ve iş seks yapmaya gelince on tane Sibel Kekilli'yi cebinden çıkarır!

Türklerin porno ve korku filmi çevirmekteki beceriksizliklerinin sosyo-psikolojik nedenlerini bir kenara bırakalım ve Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim: HALA ve HERŞEYE RAĞMEN, en dandik ve folloş Alman kadını BİLE en çıtır ve delidolu Türk kadınından DAHA İYİ seks yapıyorsa, bunun kabahati herhalde Alman kadınlarında değildir?!

Bunun kabahatini -filmdeki ifadeyle- 'inek gibi yalayan' erkeklere atmak da, biraz işin kolayına kaçmak olmuyor mu? Almanya'da? Porno filminde rol almak ama hala herhangi bir Alman kadınından daha kötü seks yapmak? Hadi buna bir ALTIN AYI verelim!..