Haydar Baş
Yansiklopedi sitesinden
Ünvanını, Azerbaycan'daki bir üniversiteye tencere tava satarak kazandığı paraların bir kısmını dökerek kazanmıştır. "Tencere, tava, dergi satışı ve cemaat içi ekonominin önemi" konulu teziyle fahri ordinaryus profesör olmuştur.
Bütün müridleri bu modeli süper bulunca "vay be çok zekiyim" demiş ve ben bunu bir de milli model yapayım demiştir.
Basuruyla ünlü bir hocadır. Milli Ekonomi Modeli ile nobel ödülünü Allah'ın izniyle 1 yıl içinde alacaktır. Krizi Allah çıkaracak, çaresini profesör doktor Heydar Baş bulacaktır.
2008 krizinde Citibank'ın New York operasyonu başındaki yöneticiler uçakla Trabzon'a gelmiş ve krizden kurtuluş için hocamıza başvurmuşlardır. Hoca "Ben demiştim ama!" diyip hepsini kovmuştur.
Haydar Hocanın bilinmeyen bir marifeti vardır. Mensubu olduğu tarikatın şeyhi öbür dünyaya kanat açıp uçtuktan sonra Hoca'dan başka Post'ta gözü olan bir kaç namzet arasında, "Bu postu kim kapacak?" yarışı başlar. Haydar, Dümenini devreye sokar: Şeyhin ölüsünü maiyetindekilere kaçırtır ve kendi evinin bahçesine gömdürür. Sonra da:
-Ulan! der. Şeyh burada gömülü ve O'nun yerine de ben şeyhiniz oldum. Öpün bakayım elimi.
Müridler, güç karşısında boyun eğerler ve Haydar şeyhlerine biat ederler. Haydar Baş, gençliğinde Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü'nde okuduğu sıralarda, zamanın Gayseri Padişahı Basan Sami Holak'la tanışır ve O'nun Kayseri Türk Kültür Derneği'ndeki "Vatan-Millet-Sakarya" nutuklarından etkilenir. Hatta, Basan Sami'nin o yıllarda açtığı ünlü "Komando Kampları"na katılmak ister ama padişah, O'na siktir çeker ve kampa almaz. Yıllar sonra Haydar Hoca'nın nasıl şeyhliği gasp ettiğini duyunca Haydar Baş'a haber gönderir.
-Ulan, daha o zamanlar ne biçim ibne olduğunu tahmin ediyordum ama bu kadarına da pes doğrusu, der.
