Isı Transferi

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara

Tanım

Isı transferi makine mühendisliği bölümlerinde öğrencilerin beyinlerini yıkamak için kullanılan aslında teknolojik acıdan Türkiye'de pek etkili olmayan ama yurt dışında ülke ekonomilerine katkısı çok olan minimum hesapla maksimum kazanç sağlarmış gibi duran gereksiz atom transferi sonucu insanın içini titreten ve götünü geren bir derstir.



Tarihçesi

İlk olarak ısı geçişi diye bilinen dünya tarihinde ise insanların yazının bulunmasından önce birbirlerine sarılması sonucu ısınmak için bilinçsizçe buldukları ve torunlarına ilim olarak armağan etmeleri sonucu küfrü yedikleri bir dönemde kayıtları mecvuttur. Yazının bulunması ve matematik gibi onursal ve sorunsal bir keşiften sonra dünya tarihinde bir parça etkinlik kazansada her zaman asılsız ve saygın olmayan bir konu olarak kalmıştır.

Mısırda firavun kızları ile iş tutarken piramitleride köşeli olarak yapmaktaydı o sıralar piramitte çalışan amele veya eski adıyla ırgatlar sırtlarında koca kayaları taşımakaydılar. Piramitten aşağıya doğru inerken ise bu irgatlar işi hızlandırmak amacıyla ve bilime çok hevesli olmaları sonucu kayarak piramitin üzeriden inmekteydiler. Bu işlem sırasında insanların götlerinin yanması sonucu bulunan sürtünme enerjisi ile götün renginin kıvamına göre ampirik formuller sonucu piramitte kullanılan kayaların ısı transfer formulleri bulunmaktaydı. Bir çok eski kültür sahibi medeniyetlerde bulunan çok sayıda düşünür ve gereksiz filazof tarafından ısı transferi için şiirler yazılmıştır. Bunların başında M.Ö. (dünya götü deldirmeden öncesi) yazılmış olan "ah bir içime girde ısıt beni" atlı eser orhun abidelerinin 3.5 mil kuzeydoğusunda bulunan götün abidelerinde geçmektedir. Çok kalbur üstü ve iri olan bu abidelerde bu işlem şablonsal olarak da gösterilmiştir. Hatta önemli temas noktalarına ilk deyinenler Türkler olmuştur. Yine profesyonel bir kaşif olan Şahin K bu konu ile ilgili "et ete deymeden göt göte vermeden" isimli yazdığı kitabında bu olayın tarih öncesine çok fazla deyinmiştir. Atalarımız buralarda yedi içti vuruştu derken anlatmak istediği ana öğe hala düşünürler tarafından incelenmektedir.

Roma döneminde bir çok düşünür hamamda ibneliğin dibine vururken ısı transferi için çok kaygı verici demişlerdir. İmparatoru yerinden etmek isteyen bazı senato kanadı insanlar "yakarım romayıda yakarım derken" ısı transferi sonucu ortaya çıkan bokumtırak bir enerjinin nerden geldiğinin düşünmüşlerdir. Daha sonrakı tarihi bulgularda o dönemde benzin ve mazot gibi devrimsel olan ama sonradan vergisel olan yakıtların olmaması sonucu Romadaki yanma ile birlikte ortaya çıkan bok kokusunun hayvan tezeği olduğu bulmuştur. Roma ikiye bölününce bir taraf gaz diğer tarafa ise katı fazları seçmiştir. Doğudan batıya geçmek isteyenler için uygulanan o denemki adı sübyanlaşma(Katı-gaz fazı değişimi) şu anki adı süblimleşme olan vergi sistemi gelmiştir. Bunun sonucu ısı transferi içinde önemli adımlar atılmıştır. Aslında romada ısı transferinn diğer bir ismi ise gladyatör transferidir. Çok yüksek fiyatlar ile imparatorun kurduğu 11.5 dev ibneler adlı takım bu konuda vikingler ve galyalılardan yardım almışlardır. Asteriks gibi çok enerjik bir güce sahip olan galyalılar gladyatör transferinin bitirip tarihin puslu sayfalarına taki Tarkan gelene kadar gönmüşlerdir. "Tarkan Viking Kanı" isimli çalışmasında gladyatör transferinin ısı transferi olarak değiştirmiştir. Altarın oğlu olan Tarkan genç kızlarında bildiği gibi Alpay'in kankası olan dudu dudu dilleri Tarkandır. Bu dudu dilli Tarkan ısı transferinin değişik bir tartışma konusu olan öpücük ile (gençler arasında bilinen ismi yiyişme) ilgili olarak çok çalışmıştır.

Osmanlı İmparatorluğun da özellikle lale devrinde bu ısı transferi kuramı gelişme göstermiştir. Avrupada ise bu dönemde sadece bunun bağnazlık olarak düşünmekteydi. Napolyon bu konu için olayı aydınlatıcı bir şekilde PARA PARA PARA demiş ve bu işin para ile olabileceğini söylemiştir. Yine bu dönemde araplar çok azmaları sonucu ısı transfrinin uç farklı türü olan iletim taşınım ve ışınım süreçleri ortaya çıkmıştır. Özellikle araplar, iletim için ibnelerinin birbiri ile birlikte olmaları konusunda çok tartışmışlardır. Son noktayı 15.yy da davinci şifreyi bulduğunda çözmüştür. Şifresinde Mona Lisa için önemli olan ışınım namı diğer adıyla bakışlar konusu uzay ve evrendeki madde döngüsü acısından da çok önem kazanmıştır. Michelangelo yaptığı heykellerde aerodinamik kurallara çok uyması sebebiyle taşınım için gerekli olan Nusselt sayısını geliştirmiştir. Fakat o dönemde Romada Vatikan adına bakkalık yapan kara borsacı Nusret amca ise bu formullu kara borsaya düşürmüş ve o dönemde bir çok sabit sayı bulunmuştur. Bunlardan her makinecinin bildiği önemli bir tanesi ise Reynold sayısıdır. Arnold'un kardeşi olan Reynold tarafından bulunmuştur. Abisi gibi film ve siyasete düşkün olmayan Reynold ısı transferi konusunda çok çalışmıştır. Miami valisi olan Arnold Terminatör 4'de Reynoldu oynatmak istesede, Reynold T-1000 versiyonu için bekleyeceğini söylemiştir. Çünkü akışkanın laminer akıştan türbülanslı akışa geçiş sınırının 1000 de olaşacağına inanmaktaydı.

20 yy' da ise ısı transferinin babası hatta avrupanın babası alcopone(alkali pil) gibi görünsede Adolf Hitler gerçek babadır. Almanya doğumlu olan Albert Einstein göreceliliği bulunca şuurunu kaybeden Adolf ekşin (Action) yaratarak 6 milyon yahudiyi sabun yapmış ve onların üzerinde ısı transferi deneyi için çalışmıştır. Bu sayede günümüzdeki gereksiz ısı transferini bulunmuştur.


Isı Transferi Konuları

1-İletim: İnsanların birbiri ile teması sonucu ortaya çıkan aşırı hormonel enerji salınımıdır. İnsanların özelliklerine ve güzelliklerine göre belirlenen termal bir katsayı olan k katsayısı ile insanlar arasındakı sıcaklık farkının çarpılması sonucu hesaplanılır.

2-Taşınım: Özellikle hassas bölgelerde üfleme ile oluşan rüzgar sonucu ortamın serinletilmesi işlemidir. Çok fazla azmış ve kızmış bölgelerde hassas bir hızda laminer olarak esinti yaratılması sonucu çok etkili ve tutkulu olabilir. Doğal ve zorlanmış olmak üzere iki çeşittir. En iyi zorlanmış taşınım işlemini ise Tecavüzcü Çoşkun gerçekleştirmiştir. Bu konuda hatta Nobel ödüllü alan Çoşkun en son çalışmasına "Ne Bel" ismini vermiştir.

3-Işınım: Bu daha çok aptal aşık modu olan cesaretsiz erkeklerin yaptığı ve cesur kızların oltaya düşürken için kullandıkları cezbedici bakıştır. Stefan Bolztman bu işlem için bir sabit ortaya atmıştır. Stefaniyi kandırmak için çok uğraşan mahallenin çakırı Stefan bakışları için çok fazla çalışmış ve bu sayısı geliştirmiştir.