Sinan Çetin

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara

Sinan Çetin Kimdir?

Sinemacılık macerası sayısız sahtekarlıklarla, taklitçilik ve araklamacılıklarla dolu olan kemiksiz bi kişidir.

Araştırmacı yazar Feride Kahler Türk Sineması Nereye? başlıklı makalesinde bu şahıs için şöyle yazmıştı:

"Sırf muhalefet olsun torba dolsun diye abuk sabuk hikayeleri filmleştirmeye kalkarsanız, aklıbaşında bir takım seyircilerden eleştiri gelmesini göze almalısınız.


Hadi 'Bay E' filminin senaryosunun, Jonathan Mostow'ın (Kurt Russell'ın başrolünü oynadığı) 'Breakdown' filminin senaryosuna çok benzemesi tesadüf(!) olsun. Ama yapımcılığını Sinan Çetin'in yaptığı OKUL filminin öyküsünün 'Hangman's Curse' filminin öyküsüne benzemesi de mi tesadüf? Bu kadar tesadüfün üstüste gelmesi de NE TESADÜF?"

Nezaket yoksunu bir cahil olarak Sinan Çetin

Bu Sinan Çetin denen şahıs geçtiğimiz yıllarda verdiği bir röportajda bütün dinleri ve bütün peygamberleri "kaybedenler" olarak nitelemişti. (Bu mantalitedeki birinin şimdi de dinci bir partiden avanta beklentisi içine girip de ayrıca saçmalaması ise bambaşka bir ironi)

Feride Kahler Edeb Yahu başlıklı yazısında; tarih, sosyoloji ve felsefe konularındaki cahilliği bir yana Sinan Çetin'in ahlak ve nezaketten de zerre kadar nasiplenmemiş olduğunu şekil üzerinde örneklerle göstermişti.

Geçmişteki yalakalık maceraları ve avanta beklentileri

İbne2.jpg

Bu şahsın geçmişi de bir sürü abukluk ve saçmalıkla doludur.

Yaptığı rezil filmler ve filmlerindeki HIRSIZLIKLARI iyice açığa çıktığı için piyasada artık kimsenin yüzüne bakmadığı ve ciddiye almadığı bu müptezel adam, Nisan 2007'de yeni bir çıkış yaparak dikkatleri üstüne çekmeyi ve iktidar yalakalığından avanta sağlamayı düşünmüştü.

Ancak yaptığı şaklabanlıklar sonuçsuz kaldı. Ampul partisi, reklamcılar arasında piyasayı kızıştırmak için ucuz bir numara çevirmiş ve Sinan Çetin gibi sazanları "hamsi paluu" gibi oynatmıştı.

Olan bitenden bir türlü ders almayan adamımız ise "Onların beni eleştirmeye gücü yeter ama anlamaya akılları yetmez!" şeklinde saçmalamayı sürdürdü.

Bu saçmalamayı yorumlaması istenen bir Psikiyatr şöyle demişti: Kendisini peygamber veya Tanrı zanneden sürüyle deli vardır. Öyle delileri anlamaya aklımın yetmeyeceğini düşünüyorum. Peki bu beni aptal mı yapar?

İlerki yıllarda iyice anlaşılacağı üzere, bu adamın megalomanisi çok tehlikeli boyutlardaydı ve bu kadar kafayı sıyırmış bir insanın 'gerçek hayatla doğru ve anlamlı ilişkiler kurması' hiç de kolay değildi.

Şimdi ne haltlar karıştırıyor?

Ibne.gif

Yaklaşan yerel seçimler öncesi bir takım ihale ve avanta beklentilerine girdiği anlaşılan eleman bu sefer yeni bir şebeklik numarası icad etmiş gibi görünüyor:

Yağcılık ve yalakalığı sanki 'cesaret isteyen bir fedakarlıkmış' gibi sunmaya çalışması bundan olsa gerek.

Konuyla ilgili gazete haberi için TIK'layınız.


Daha önce de sıklıkla duygusal travma ve kişilik bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlık belirtileri gösteren Sinan Çetin, muhtemelen gerçeklik duygusunu da kaybetmiş gibi görünüyor.


Yansiklopedi'nin Sinan Çetin'e tavsiyesi

Mademki yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle akli dengesi yerinde değildir, biz Sinan Çetin'e anlatalım: Gittiği yol, yol değildir!

Geçtiğimiz dönemde, orta yaş krizinin de etkisiyle ruhsal durumu iyice dengesizleşen eşcinsel bir modacı, kendine rant yaratmak için iktidar yalakalığına soyunmuş ve kendini son derece sevimsiz ve gülünç durumlara düşürmüştü.

Bkz. Eşcinsel Vatandaşlara En Uyan Parti Hangisi

Sonunda ne oldu dersiniz? Söz konusu modacı, arkasından pek bir hevesle koştuğu işi kaybediverdi.

Konuyla ilgili gazete haberi için TIK'layınız.

İktidar partisine şakşakçılık yapmaya çalışan medyatik şahıslar hem ahlaken hem de entellektüel birikim olarak son derece düşük düzeydeler. Ve bir takım maddi hırslarının etkisiyle kendilerini daha alçak seviyelere çekiyorlar.

Ama kolay olmayan bir işi başardıklarını söylemek gerek: Evet, BU KADAR KARAKTERSİZ OLMAK KOLAY DEĞİL!