Sivil Toplum

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
Sivil3.jpg

Konuya kavramsal giriş:

Türkiye'de kafaları karıştırmak çok kolaydır! Saçma bir laf uydurur veya Batıda yeni çıkmış bir kavramı yalan yamuk bir tercümeyle ortalığa yayarsınız. Olur biter. Ondan sonra kırk akıllı uğraşır gene de sizin kuyuya attığınız taşı çıkaramaz. Orijinal Kaynak: Feride Kahler'in yazısı için TIK'layın

SİVİL TOPLUM lafı da sivil toplum örgütleri de geniş çaplı kandırmaca ve oyalamaca numaralarıdır.

Civil society deyimi Türkiye'ye 1980'lerin ikinci yarısında geldi.

Sosyolojik kavram olarak bir 'modern toplum' modelini ifade ediyordu.


Türkiye'de sivil toplum kavramının ortaya çıkışı

1980'lerin ortaları Türkiye'sini hatırlayanlar muhakkak bilecekler: Askeri yönetimin giderek sivilleşmesi ve rejimin 'normalleşmesi' gündemdeydi. 'Askeri' sözcüğüne sinir olan entellerimiz bu sözcüğün zıddı zannettikleri 'civil' sözcüğünü görünce, 'sivil toplum' deyimini uydurup kaydırıp 'militarize olmamış rejim' anlamına çekmeye çalıştılar.

İngilizce 'civil' ve 'civilian' sözcükleri arasında fark vardır.

Türkçe'de kullandığımız 'sivil' sözcüğünün İngilizce'deki karşılığı 'civilian' olup; 'civil' sözcüğü daha çok bizim 'medeni' kelimemize karşılık gelir. Bkz: Civil Law = Medeni Hukuk. Bu kelimenin 'uygarlık' anlamındaki 'civilization' kelimesinin kökü olduğuna da dikkatinizi çekerim.

Bizim entellerin civil=sivil mantığından gidersek, 'civil war' (iç savaş) deyimini 'sivil savaş' (veya daha kötüsü 'sivil savunma'?) diye çevirmek gerekirdi herhalde!

Bizim entellerin çoğu yarı cahil olduğundan; kavramları yalan yanlış alır saçma sapan tercüme eder ondan sonra da kimsenin anlamadığı içi boş kavramlar üretirler işte böyle.

Üniversitede kürsü veya gazetelerde köşe sahibi çok sayıda yarı cahil entelimiz vardır bu tarife uyan. İsimlerini buradan verip de fincancı katırlarını ürkütmeyelim şimdi.

Bir de sivil toplum örgütleri vardır ki (bunların İngilizcesi 'Non-Governmental Organization' ya da kısaca NGO oluyor) bu örgütler hükümetin veya devletin dışında, resmi görev veya ünvanı olmayan kişilerin inisiyatif ve girişimleriyle oluşturulmuş; belli bir amaç, hizmet veya misyona yönelik faaliyetlerde bulunan kuruluşlardır.

Orijinal Kaynak: Feride Kahler'in yazısı için TIK'layın

Kamuoyuna yutturulmaya çalışılan "yalancı" tanım

Sivil toplum örgütleri, "Herşeyi devletten beklemeyelim, arkadaşlar!" diyerek bir takım işlere kendilerini vurmuş fedakar insanların oluşturduğu kuruluşlardır. (Yukarıdaki cümle havalı ve hamasi oldu, değil mi? Ama inandırıcılığının ne kadar eksik olduğu sizin de dikkatinizi çekmiştir mutlaka...)

Güzel sözcüklerin ve süslü tamlamaların arkasına saklanmış ve biz sade vatandaşlara yutturulmaya çalışılan böyle tanımlara kanmayın, arkadaşlar!


İşin doğrusu şudur:

Sivil toplum örgütleri, özellikle ülkemizdeki halleriyle; kendilerine menfaat ve/veya siyasi prestij/rant sağlamak amacındaki insanların "El el üstünde kimin eli var?" veya "En uzağa kim işer?" oynadıkları kuruluşlardır.

Sendikalar, vakıflar, dernekler, spor klüpleri ve 'fon idare eden' veya 'ödül dağıtan' her türlü dernek bu tanıma uyar.

Kilit sözcükler: Vakıf ve dernek

Kilit objeler: Para, fon, ödül

Sivil Toplum kuruluşlarının asıl işlevi

Sivil toplum kuruluşları her ne kadar 'örgütlü toplum' oluşturma yolunda bir takım işlevler görüyorsa da; esasen bunların gördüğü en temel işlev toplumsal muhalefeti bölmek, sulandırmak, saptırmak ve etkisizleştirmektir.

Böylece elverir ki 'global kapitalist sistem' kendi muhalefetini de kendisi yaratacak, meşruiyetini ve kalıcılığını sağlayacaktır. 'Evcilleştirilmiş' ve 'sentetik' bir muhalefet anlayışı yani.

Örneğin Attila İlhan özellikle hayatının son on yılında sivil toplum örgütleri denen tehlikeli aldatmacaya dikkat çekmeye çalıştı. Olayları irdeledi, kavramları açıkladı, örneklerle ortaya koydu.

Ha gayret, Türkiye'de Siyaset Sosyolojisi ders kitabı da yazmak üzereyim. Ama kime ne fayda?

Orijinal Kaynak: Feride Kahler'in yazısı için TIK'layın

bunları yazan kişi acaba herhangi bir stk yı gördümü içinde bulundumu dışardan atması kolay diye düşünen birileri olabilir haklıdırlar çünkü hepsi işkembeyi kübradan salınan sıçmıklardır