Siyasi Simge
Yansiklopedi sitesinden
“Bir tarihte Bahadır Boysal'ın LeMan dergisinde yazıp çizdiği Sanal Simge diye bir karakter vardı. Bu o mu ki?”
~ Bir Yansiklopedi Okuru
Medeniyetler şeysi diye bizim hükümet erbabı kalktı İspanya'ya gitti. (Ocak 2008 veyahut da rebiyülahir 1418)
Yahu Karagöz'ün Yalova Sefası bile daha ciddi bir görüntü verirdi kardeşim. O kadar yani.
Şimdi daha evvelden zaten biliyorduk, bu arkadaşların bir asalet sorunu var. Karşılarında mesela bir kral görseler, elleri ayakları birbirine dolanıyor. Bir Kral'la nasıl konuşulur bilmiyorlar. Kolay değil tabii, herkeste asalet olmaz. İnsanın içinden gelecek.
Ben bunu bildiğimiz için bu arkadaşlara yol yordam österdik: O Kral Kapıma Gelsin Takayım Bir Madalya veyahut Kralı Gelse Tanımam şeklinde. Bizim hükümet erbabı okusun da yol yordam öğrensin diye. Daha ne yapacaktık yaniydım yani?
Şimdi bizimkiler İspanya'ya gidince Kral'ın huzuruna çıkmışlar.
Bu İspanyol Kralı Juan Carlos delikanlı kraldır ha! Karşısında edepsizlik eden adamı affetmez, lafını koyar.
Misal Venezuela Cumhurbaşkanı bu kralın önünde densizlik edecek oldu geçenlerde. "Kes sesini, otur aşağı.." dedi, bir lafıyla adamı oturttu.
Bizimkiler saraya gidince İspanya kralı da karşısındaki adamların kalıbına bir bakmış. Bakınız yandaki resimde görülüyor zaten.
Birisine "Sen ne zaman geldin buraya birader?" dedikten sonra berikine dönmüş "Sen tercüman mısın, her lafa dalıyorsun?" diye sormuş.
Daha başka bir izaha gerek var mı? Sen yol yordam bilmezsen, Madrid sarayında boyunun ölçüsünü böyle alıverirler işte.
Yol yordam bilmeyen sadece bunlar değil. Yanlarına aldıkları koruma görevlileri de yol yordam bilmeyen dangıl dungul herifler. Efendilik bilmiyorlar, serserilik yapıyorlar. İspanyol güvenlikçiler de bunları hafiften ıslatmışlar.
Helal olsun onlara da! Bkz. konuyla ilgili gazete haberi
[değiştir] Karagöz'ün Yalova Sefası bu kadarla kalmıyor, dahası var.
Basın toplantısı sırasında yabancı bir gazetecinin sorusu üzerine bizim adam gene kendini kaybetmiş.
Orada devirdiği çamların gürültüsü buralara kadar geliyor tabii...
Delikanlı adam lafını bilen adamdır vesselam.
Sen bir laf ettiğin zaman, ucunun nereye gideceğini bileceksin arkadaş.
Kim hangi simgeyi ne şekilde neresine takarsa yasak olur mu olmaz mı bahsine girdin mi, içinden çıkamazsın.
Daha geçenlerde ibnenin biri "Karı olsam ben de takardım. Bu parti bana çok uydu ayol..." diyerek sizin partinin karizmasını zaten çizmemiş miydi? Bkz. Cemil İpekçi
Siz daha akıllanmadınız, uslanmadınız.
Kraldan yenen fırçalar.. güvenlikçilerden yenen dayaklar.. basın toplantısı esnasında kaybedilen kontrol ve ortalığa saçılan herzeler...
Siz bu kafayla devam ederseniz sizi daha kim toparlasın?
Kaynak: Gazoz Ağacı websitesinin üstad yazarı Sebahattin Tezel




