Trabzon

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
Trabzon Büyükşehir Federasyonu
Bayrak Arma
(Bayrak) (Arma)
Sloganı: Bize Her Yer Trabzon!
Konumu
Resmi Dili Trabzon Ağzı (Kesinlikle Lazca değil)
Dini Futbol
Hükümet Şekli Çift başlı Hamsi Rejimi
Büyük Başkan Süper Mario
TS Başkanı Muharrem Usta
Başkent Gülbaharhatun (resmi), İnönü (sportif)
Başlıca Şehirler Of, Akçaabat, Arsin, Mersin, Uzungöl, Beşirli, Faroz, Pelitli, Erdoğdu
Yüzölçümü 148.939.063 km2
Nüfus (2017 itibariyle) Dünya ile doğru orantılı
Ulusal Marşı Erkan Ocaklı-Trabzon Kolbastısı
Ulusal Kahramanı Şenol Güneş
Uluslararası Kahramanı Muhteşem Süleyman
Tarihsel Gelişimi M.Ö. 6100 Atlantis
M.Ö. 3100 Nuh Tufanı
117 - Roma İmparatorluğu (Cappadocia)
375 - Kahpe Bizans
1204 - Trabzon İmparatorluğu
1461 - Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti
1916 - 1.Rusya İşgali
1923 - Türkiye Cumhuriyeti
1967-Futbol dönemi
1976 - En Büyük Trabzon Dönemi
1986 - Radyoaktif Serpinti Dönemi
1991 - 2.Rusya İşgali (Nataşa İstilası)
1996 - Büyük Buhran Dönemi
2014 - Trabzon Büyükşehir Federasyonu
Para Birimi Türk Lirası
Demografik Yapı



 %85 Ari Irk
%14,99 Apaçi
%0,01 Laz
İthal Ürünleri Apaçi, Çakma Converse, Çakma Harley Davidson, Çakma Levi's,
İhraç Ürünleri Silah, Faşizm, Trabzonspor Fanatizmi, Hamsi, Kolbastı, Horon, Modifiye Araba


Trabzon İmparatorlukların Çökertildiği Yerdir Aslanım

~ Erdoğdulular

Burası Mis Gibi Hamsi Kokuyor!

~ Anonim

Trabzon’u Akdeniz’in incisi yapacağım.!

~ Tansu Çiller

Merkezindeki bir cadde ve bir sokak arasında 7/24 tavaf gerçekleştirilen, Nüfus Cüzdanında İstanbul yazanların vizesiz giremediği, Of adında ayrı bir cumhuriyeti bile barındıran, Kâinat'ta ulaştıkları her karış toprağı bordo maviye boyayan insanların yaşadığı ve göklerinde mermilerin birbirlerine selam verdiği memlekettir.

Tarihi

Arkeologların yeni kalıntılar üzerinde yaptıkları çalışmalar, bu şehrin tarihinin M.Ö. 61000'e değin gittiğini göstermiştir. Bu yüzden bilim çevreleri Trabzon'un Dünya üzerinde kurulmuş ilk şehir olabileceğini söylemektedirler.

Şehrin bilinen ilk sahipleri Atlantisli Ari Irk mensuplarıdır. Buraya M.Ö. 6100 tarihinde gelmişlerdir. Atlantisliler'in buraya geliş hikayesi ise yörede bulunmuş yaklaşık 7000 yıllık bir taş plakta şöyle seslendirilerek günümüze ulaştırılmıştır.

Ari Irk mensupları, Anavatan Mu'nun, Amfibiklerin ay'daki gizli silahının atışı ile batırıldığını haber alınca karşı saldırıya geçmişler ve Ay'ın altını üstüne getirmişlerdir. Buna karşılık Amfibikler Darth Vader'a götlerini vermiş karşılığında Ölüm Yıldızı ile Atlantis'e ateş ettirme sözü almıştırlar. Böylece Atlantis'te aynı kaderi paylaşarak Okyanusun dibine batmıştır. Vatansız kalan Ari Irk bu günkü Trabzon yöresini yurt edinmiştir. Böylece yöredeki uzun maraton başlamıştır.

Ari Irk, burada dünyanın en büyük metropollerinden birini kurmuştur. Nuh adında birisi ortaya çıkmış ve istihbarat alanında büyük bir isim yapmıştır. Sonrasında geliştirdiği Atılgan Uzay gemisi ile Ölüm Yıldızı'nı egzozundan vurmuş, Devasa gemi alevler içerisinde Amfibiklerin anatavanı üzerine düşmüştür. Amfibiklerin saltanatı sona ermiş, şok dalgalarının etkisiyle ortaya çıkan dev TSunamilerin Ari Irk'ın 3000 yıllık vatanlarına ulaşıp vurması ile her yer darma duman olmuştur. Trabzon'un kıyısında bir metropol haline geldiği ve aynı zaman bir tatlı su gölü olan Beyaz Deniz o gece Okyanusların tuzlu sularıyla dolup taşmış ve azgın tuzlu bir deniz haline gelmiştir. Ari ırk gece karanlığında aniden bastıran bu felaketi unutmamak için o günün anısına bu denize Karadeniz demeye başlamıştır.

M.Ö. 3100 yılındaki bu hadise'den sonra ortalık tekrar sessizliğe gömülmüş. Sağ kalan Ari Irk'ın büyük bir bölümü başka vatanlar aramak için Trabzon'u terk etmiştir.

Daha sonraları bölgeye İyonize Türkler (Yunanlılar) geldiler. Buraları ticaret limanları olarak kullanmaya başladılar ticaret vasıtasıyla şehir yeniden hayat bulup canlanmaya başladı. O dönemin valisi bir gün arkadaşlarıyla şehre isim verelim artık dediler. Eski taşlardan yontulmmuş bir masa bulup Tekirdağ rakısı eşliğinde muhabbete koyuldular. Vali, bu eski masanın üzerinde Trabzon yazısını görüp "Ulan masadaki Trabzon ile Masa (Trapezus) kelimesi birbirine benziyor. Şehrin adı Bundan sonra Trapezus olsun" demiş ve sonraki dönemlerde böyle anılır olmuştur.

M.Ö. 117'de Romalılar Bölgeye gelmiş ve şehri Kapadokya eyaletine bağlayıp gerçek ismi olan Trabzon kelimesini kendilerine göre telaffuz edip Trebizond ismini koymuşlar. Bu dönemde bölgenin büyük felaketli geçmişi yüzünden Apollon tapınağı dikmişler ve kendine faydası olmayan Apollon'un Trebizond'u koruyacağını sanıp işlerine bakmışlardır.

Ari ırk soylu Hunların Romayı parçalayıp ikiye bölen hamlesi olan Büyük Göçün startını vermeleri ile ortam iyice karışmıştır. 375 yılında şehir Doğu Roma yani Kahpe Bizans sınırları içerisinde kalmıştır. Bu dönem oldukça karışıktır. İyonize Türklerin Doğu Romayı Kahpe Bizanslılaştırma hareketi neticesinde Trebizond'da bu etkiye maruz kalmıştır. Kahpe Bizans'ın İt gibi korktukları Arı Irk soylu Türkler yavaş yavaş yöreye geri dönmeye başlamışlardır. Bu Kahpe Bizansın ise götü havalardadır hala.

Bu sırada Türkler yeni bir akımın öncüsü olarak tekrar cidden bölgeye akın akın gelmeye başlamışlardır. Bir tarafta da Papa, hem Konstantiniyye'ye hem de Kudüs'e sahip olmak istediği için parasız pulsuz kalıp açlıktan kıtlıktan geberen Avrupalıları internet kafeye toplamış ve Doğu ülkelerinin bolluk bereket dolu video ve resimlerini göstermiştir. Bunları gören halkın gözü fal taşı gibi açılmış ve derhal yola koyulmuşlardır. Sahipsiz sandıkları bu ülkelerde Türklerden ve Kürtlerden ve Araplardan yedikleri okkalı tokatlar sonrası Konstantiniyye'de kalmışlar ve burasıda fena değil diyerek (kedi-ciğer mevzusu icabında) beleşe konmuşlardır. Kahpe Bizanslılarda toprak telaşı başlamış iki aileden birisi olan KommenoLazoslar 1204'te Trebizond'a kaçıp Trabzon İmparatorluğu'nu kurmuşlardır.

KommenoLazoslar ne iş çevirmişlerse de Türkler'den kurtulamamış ve onlara vergi ödemek ve cinsel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalmıştır. Bu sayede Türkler'de KommenoLazoslar Trebizond tahtında arkadan verdirme dışında hiçbir zorluk çıkarmamıştır.

1453'te Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti, Konstantiniyye'yi Sultan II. Mehmet'in önderliğinde kamulaştırmış ve tüm taşınmazlara el koymuştur. Flaş haber Trabzon'daki KommenoLazoslar'a ulaşınca sıranın kendilerine geldiğini anlamışlar ve diğer bir Türk, Akkoyunların Çobanı Uzun Hasan ile kolasına ittifak kurmuşlardır. Fakat Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti çoktan Trabzon ve çevresini Kentsel Dönüşüm Projeleri arasına almış ve projeyi tüm ağlamalara rağmen yürürlüğe koymuştur.

Proje başlangıç tarihi olan 1461'de gecikmeden başlamıştır. Önce Uzun Hasan'ın koyunları kurtlara yem edilmiş. Ardından başka çarenin olmadığını gören KommenoLazoslar tüm taşınmazlar ile birlikte şehri Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti Sultanı II. Mehmed'e devretmiştir.

Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti döneminde şehir Ari Irk yıllarındaki ihtişamlı günlerine geri dönmüştür. Tüm Ari ırk soylu Türkler şehir ve yöreyi ağzına kadar doldurup Atlantislilerden sonraki ikinci büyük coşma hareketinin mümessili olmuşlardır. Sultan II. Mehmed'in torunun oğlu Muhteşem Süleyman dünyaya geldiğinde büyük şenlikler yapılmış, şehir bir daha böyle günleri Trabzonspor şampiyon olana değin görmemiştir. Muhteşem Süleyman devrinde Cihana hükmeden devletin en büyük merkezlerinden biri haline gelmiştir Trabzon. İyonize Türkler bunu hiçbir zaman içlerine sindirememişlerdir. Genlerine bu durum işlenmiştir asırlar boyunca...

Al gülüm ver gülüm, bu dünya benum devri Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti'nin hastalanıp SSK kuyruklarında harap olmaya başlamasıyla sona ermiştir. Dertli yıllar geri gelmiştir. Emperyal Osmanlı Cumhuriyeti içindeki hastalıklardan kurtulmak için Almanlarla birleşip (Alman ilaç şirketi Bayer'in bu birleşmedeki rolü büyüktür) Turanocermen İmparatorluğu'nu kurmuşsa da cihan harbinde onlar yenildiği için Osmanlı da yenilmiş sayılarak, Anavatan'ın toprakları sağdan soldan önden arkadan düşman elleri altında kalmaya başlamıştır.

Trabzon'a da 1916 yılında Ruslar el atmış ve İyonize Türkler ile Ermenilerin kıçlarının kalkmasına vesile olmuşlardır. Sultan II. Mehmet'ten sonra şehirdeki ikinci kentsel dönüşüm çılgınlığı Ruslar başlatmıştır. Türk mahalleleri yıkılmış, yerlerine Kahramanmaraş Caddesi ve Uzun Sokak inşaa edilerek gelecekteki tavaf merkezlerinin temelleri atılmıştır.

Tam bu sıralarda BBC International Rusya'da Nataşa Çariçeliği Rejiminin çöktüğü haberini son dakika haberi ile vermiştir. Bunu duyan Rus işgal kuvvetleri ve Rus TOKİ'si, Komünistlerin Nataşaları ele geçirme planlarına engel olmak için apar topar tası tarağı. vinci kepçeyi İyonize Türklere bırakıp ülkelerine geri dönmüşlerdir.

Türk Ordusu 1918'de kıçı kalkan Ermeni ve Rum çetelerinin kulaklarını çekerek ve topunu sıra dayağından geçirerek şehre geri dönmüştür. Şehirdeki inşaa ve yıkım projelerini gören Türkler 1919'da Ulu Önder Mareşâl Gâzi Mustafa Kemal Atatürk'ü Samsun'da karşılamış ve 7 düvele meydan okumak için harekâta geçmiştirler. Neticenin nasıl sonuçlandığını anlatmaya gerek yok.

Trabzon, 23 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nin o dönem 67 vilâyetinden birisi haline gelmiştir, Rusların gelişiyle kıçları kalkan İyonize Türkler ait oldukları yere Yunanistan İyonize Türk İmparatorluğu'na postalanmışlardır. Böylece şehir dezenfekte edilmiş Saf Ari Irk tamamen çoğunluğu ele alarak Faşist bir mini federasyonun temellerini atmıştır.

Bu dönemde çeşitli siyasaldan ziyade sportif akımlar daha ön plana çıkmış şehrin popülaritesi bu yönde ilerlemiştir. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Futbol bir çeşit din şeklini almıştır. İnsanlar hayatlarını Futbola göre yön vermeye başlamıştır.

Şehirde İdmanocağı ve İdmangücü rekabeti milyonlarca kişinin hayatlarını kaybetmesine ve yaralanmasına değin varmıştır. Dönemin Futbol Federasyonu bu kıyımın önüne geçmek için iki takımında birleşmesini istemiştir. Bu durum Kraliyetçi Real Madrid ile Katalancı Barcelona'nın birleşmesinden bile daha zor bir durumdur. Ama gelde anlat federasyona işte. 3-5 sene boyunca oldukça kanlı bir şekilde birleşme yaşanmış, bu birleşme iki tarafı DNA zincirlerine varacak kadar bütünleştirmiştir.

Trabzonspor, ilk kez lige çıktığı 1974-75'ten bir sonraki sezon 23 Mayıs 1976'da İzmir'de Göztepe ile berabere kalarak ligdeki ilk şampiyonluğunu ilan etmiştir. Maçın bitiş düdüğü ile Trabzon kan gölüne dönmüş, şehirdeki yangınlar 1 hafta boyunca sönmemiştir. Rize ve Giresunlular 1 hafta boyunca geceleri kızıl bir gökyüzü gördüklerini bildirmişlerdir. Kutlamaların buralara varacağını tahmin eden Bölge komutanı ve Emniyet Müdürü tüm kuvvetleri il dışına çıkartmış ve Ari Irk'ı kendi çöplüğünde bırakmıştır. Doğu Karadeniz bitki örtüsü şampiyonluk kutlamaları yüzünden büyük bir hasara uğramış, ekolojik bir afet yaşanmıştır. Bu yüzden Giresun, Rize, Ordu ve Samsunluların bir kısmı tabiata verilen zarardan ötürü Trabzonlulara karşı düşmanlık beslemişlerdir.

1976'daki kutlamalar Sovyet uydusu tarafından böyle görüntülenmişti.

1984'teki son şampiyonluktan sonra Trabzonluların tek başlarına ligi götürmelerini sindiremeyen Bizanslılar İstanbul'da darbe yapmış yönetimi ele geçirip federasyona kendi elemanlarını yerleştirmişlerdir. Entrikaların krallarını hataya geçiren Kahpe Bizanslılar her sezon yaptıkları şike ile Trabzonspor'un şampiyon olmasını engellemişlerdir.

Kahpe Bizans'ın bu gıcıklığından sonra başka bir eski düşman sahneye çıkmış, 1986'da Amfibikler kadim düşmanlıklarını göstermişlerdir. Atmosferik şartları gözlemleyip Çernobil'deki Sovyet Nükleer Tesisine sızıp Reaktörün patlamasına yol açmış Rüzgarlar Tüm nevaleyi Doğu Karadeniz kıyılarına bırakmıştır. Bölgede OHAL ilan edilerek Radyasyon Karantinasına alınmış. Karantina içerisinde hapis kalan halkı dönemin politikacıları Saat 12 gibi idiot espiriler ile oyalamaya kalkmış; Radyasyonlu Çayı, Fındığı, Mısırı "Bakın ben yiyorum içiyorum" hiç bir sorun yok tertemiz diyerek büyük bir beyin yıkama uğraşına girmişlerdir.

Radyoaktif serpinti sonrası karantinaya alınan bölge

1991 yılı ise Trabzon tarihinde büyük bir önem taşır. Sovyetlerin dağılması ile serbest kalan Nataşalar komşu devletlere açılmaya başladılar. Türkiye dışındaki hiç bir ülke Nataşaların geçişine izin vermemiş. Fakat Türkiye Sarp sınır kapısını açtıktan sonra olan olmuştur. Doğu Karadeniz şeridi daha önce görülmemeiş Rus akınına uğramış. Neredeyse hepsi Nataşa olan bu Ruslar Trabzon'un Çömlekçi Mahallesine büyük yatırımlar yapmışlardır. Kurdukları 69'ar katlı gökdelen keraneler sayesinde, ahlâkları para karşılığında satın almışlar şehir bir daha hiç bir zaman eskisi gibi olmamıştır.

Sovyetleri parçalayan Aziz Antié gizlice Trabzon'a gelmiş, parçalanmanın sonuçlarından birisi olan bu vak'ayı yerinde gözlemleyip deneyimleyerek, kadim raporuna eklemiştir.

5 Mayıs 1996'da Kahpe Bizans ibneliğini tekrar yapmış Trabzonspor'un midesinde sindirilmekte olan şampiyonluğu ağzına parmak sokturarak geri kusturmuş tam bir piç olduğunu kanıtlamıştır.

Şampiyonluğun kaybedilmesi ardından şehre tam bir psikopatlık havası yerleşmiş İstanbullu olan herkes soykırıma uğramıştır. Nüfus cüzdanında İstanbul yazan herkes tuttuğu takıma bakılmaksızın idam edilmiştir. 34 Plakalı arabalar sokak ortasında yakılmıştır.

Şikebahçe takımı Özel Kuvvetlerin nokta operasyonu ve bir kaç zırhlı tugay yardımı ile ancak çıkartılabilmiştir stadyumdan. Maçı kaybeden Trabzonspor takımı için ise durum daha da kötü olmuştur.

2005'te Fatih Tekke önderliğindeki Trabzonspor şampiyonluğa oldukça yaklaşmıştı. Kahpe Bizans'ın gizli saha adamlarından Cem Papila adında bir avukat ortaya çıkmış Trabzonspor'un çok iyi oynadığını bu nedenle sahaya 6+1 kaleci 7 kişi çıkması gerektiğini söylemiş yetmemiş Danıştay'a Yargıtay'a ve Anayasa Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma amaçlı dava açtırmıştır.

Kahpe Bizans'ın adamlarıyla dolu olan karar mercileri Cem Papila'yı haklı bulmuş Trabzonspor durumu FIFA'ya intikal ettirmiştir. FIFA'daki sürecinden uzaması ve cevabın gecikmesi Trabzonspor'un sahaya 7 kişi çıkması kararını uygulattırmış ve şampiyonluk Trabzonspor'un ellerinden tekrar gasp edilmiştir.

Bir İstanbul takımı taraftarının sokaktaki infaz edilme anı güvenlik kamerasında

Kahpe Bizans'ın 2011'de ise bu sefer işi abartıp alenen piçlik yapması akabinde devlet tarafından yakalanıp cezalandırılması ardından hala pişkin pişkin gülmeleri işin cılkını çıkarmıştır.

Bu haller ışığında şehir uzun bir süre psikopatlık havasından kurtulamamıştır. Halen günümüzde o günün kırpıntıları devam etmektedir. Bu durumu şehre Nüfus cüzdanında İstanbul yazan insanların ancak vize ile geçişine izin verilmesinden anlaşılmaktadır. Trabzon il sınırları dahilinde İstanbul'un herhangi bir takımının bile desteklenmesi yasaktır. İstanbul takımı formasıyla atkısıyla gezenler görüldükleri yerde infaz edilmektedir.

İkinci bin yılın başlarında şehir tarihindeki "III. Kentsel Dönüşüm Çılgınlığı" hayata geçirilmiş tüm şehir yeniden yıkılıp yeniden yapılmaya başlanmıştır. Şehrin yakın gelecekteki Manhattanvari görünümünü Photoshop çalışmaları bilboardlarda yerini almıştır. Diğer bir konu Trabzonspor'un adı efsanelerde eski taş tabletlerde kalmış Akyazı Projesi oyma resimleri ise hala projenin bitmesini bekleyen insanları oyalama aracı olmaya devam etmektedir.

Trabzon Belediyesi Başkanı Süper Mario muradına ermiş 20XIV'de şehrin küçüklükten Büyüklüğe yükseltilmesi onaylanmıştır.

Coğrafya

Trabzon Büyükşehir Federasyonu kıyıya oldukça dik sıradağlarla kaplıdır. Dağlar oldukça sık ormanlar ile kaplıdır. Öyleki kıyıdan iç kesimlere gitmek neredeyse imkansızdır. Geceleri ormanlar, karadedeler ve mutasyon geçirmiş eski mitlerde yer alan Karakoncoloslardan ötürü tekin değildir. Yörenin zorlu koşulları ayrık vadileri dipsiz uçurumları epeyce meşhurdur.

Tüm bu zorlukları geçip meşhur yaylalara çıkabilmeyi başarabilirseniz sizleri dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa katliamı karşılamaktadır. Eğer yüksek dağların zirvelerine çıkabilecek kadar yürekliyseniz Rusya'nın kuzeyindeki kuzey ışıklarını teleskop ile izleyebilirsiniz diye sizi kandırıp paranızı araklacak şahsiyetlere itibar edilmemesi önerilir. Güneydoğuya dönüp Ağrı Dağı'nı hatta biraz daha zorlayıp Himayaları bile gözlemleyebileceğinizi iddia eden herifleri ise gördüğünüz yerde Allah'a havale etmeniz tavsiye edilmektedir.

İklim

Uzun Sokak ve Kahramanmaraş Caddelerinin birleştiği alan

Her mevsim beklenmeyen bir şekilde yağışlıdır. Yağmurun yağmadığı bir Allah'ın günü yoktur. Gökyüzünün maviliğini bir kaç istisna hariç görmeniz imkansızdır. Yazları sıcaklık nem ile birleşince ortam jakuziyi andırır. Deniz bile kaynamaya başlar.

Kültür ve Sanat

Ari Irk kültürü yöreye hiç kalkmamak üzere oturmuştur. Bin yıllardır süren Arı Irk kimliği kaybedilmemiştir. Arada bir kaç yüzyıllık İyonize Türklerin varlığı olmuşsa da bir kültürel anlamda izleri olammıştır. Aksine Ari Irk'a ait kültürel öğeleri (Kemençe, Horon, Hoptek, Kolbastı, Akçaabat Köftesi, Kuymak, Kaygana,...) kendilerininmiş gibi çalıp Yunanistan'da yaşatmaktadırlar.

Ekonomi

Şehir ekonomisi Ari Irk mensubu bir kaç Multi Katrilyoner ailenin elindedir. Trilyonlarca dolar para akışı sağlanmaktadır. Amerikan, İngiliz, Çin ve Japon borsaları başta olmak üzere tüm büyük marketler, bunların para akışları ile dönmektedir.

Dünyanın en büyük Silah Şirketleri buradadır. Son teknoloji silahlar el tezgahlarında üretilmektedir. Bu üretim şekli dünyada tektir.

Tüm bunların yanında dünya kartellerinin yaşadığı şehir olmasına karşın işsizlik aksine tüm dünya ortalamasının üzerindedir. İşsizlik yüzdesi her yıl rekor kırmaktadır. Karteller şehre istihdam sağlama konusunda kavga yaşamaktadır. Her aile şehirde sadece kendi istihdam gücünün olmasını istemekte bu yüzden kavga bitmemektedir. Olan vatandaşa olmaktadır ne yazıkki.

İşsiz kalan milyonlarca Faşist genç Kahramanmaraş Caddesi ve Uzun Sokak'ta saatin her iki yönünde tavaf ederek kızlara bakmakla vakit geçirmektedir. Bu iki cadde ve sokağın bir çok köşesini de Amfibik soylu Apaçiler rehin almıştır. Apaçi Ulusal Marşı hiç bir gün caddelerden eksik kalmamaktadır.

Spor

Bouncywikilogo.gif
Beğenemedin mi? Mizahi anlayışın yoksa Zıpırpedi'den sözde bilmişlerin Trabzon ile ilgili yazdıkları birşeyler var anasını satayım!