Tsubasa

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara
Tuzlu Pasta.jpg

Orta sahanın kendine has şutları ile dikkat çeken efsanevî Türk futbolcusu.

Biyografi

Tuzlu Pasta sünnet elbiseleri ile

Tuzlu Pasta, nam-ı diğer Tsubasa, 1981 yılının bir kış günü bir pij olarak dünya gelmiştir. İmparatore Fatih Terim'in kendisini bir cami avlusunda bulması ile birlikte futbol yaşamı da başlamış olarak kabul edilir.

Efsaneye göre İmparatore Fatih Terim Urfa'nın ara sokaklarında tek başına dolaşırken aklına "Eceli gelen köpek cami duvarına işer" deyimi takılır. "Alla alla, nasıl işer lan bunlar?" sorusunu sormadan edemez. Gözleri ile inanmak için mahalle camisinin avlusuna gider. Ortalıkta köpek falan yoktur. Avluda sadece misket oynayan Hagi ve Popescu vardır. Tam bu sırada bir bebek ağlaması işitir ve avluya girer. Bir sepetin içine bırakılmış Tuzlu Pasta'yı görünce gözleri yaşarır. Alır eve götürür. Efsane böyle devam eder.

Yedi yaşına kadar oğlunun sünnet olmadığını fark eden İmparatore, mahallenin en iyi sünnetçisi olan Sünnetçi Hasan Usta'ya küçük Tuzlu Pasta'yı emanet eder. Böylece tam bir müslüman olan Tuzlu Pasta, İmparatore'nin göz bebeği olmayı başarmıştır. Söylentilere göre Tuzlu Pasta'yı diğer öz kızlarından daha çok sevmektedir.

Futbol Yılları

Tuzlu Pasta kebapçıda çalışırken

Tuzlu Pasta, futbola başlamadan önce aile geçimini sağlamak için İmparatore Urfalı Kebabe adlı kebapçıda çalışıyordu. Röportaj kayıtlarına göre Tuzlu Pasta'nın sekiz yaşından on iki yaşına kadar tam beş sene boyunca baba ocağında çalıştığı belirtilmiştir. İşe her gün sabah sekizde başlar gece ikiye kadar devam edermiş. Zorlu yaşam koşullarının onu yıldırmaması futboldaki staminasının temeli olarak kabul edilir.

On iki yaşına geldiğinde İmparatore Fatih Terim'in, "Evladım. Yıllardır burada çalışıyorsun. Gel biraz da bizim halı sahada çalış." teklifini geri çevirmeyen Tuzlu Pasta birkaç gün sonra kebapçılığı bırakıp halı sahada muhasebeci olarak çalışır. Masa işlerini pek sevmeyen Tuzlu Pasta, İmparatore'nin de iznini aldıktan sonra ilk on birde halı saha maçlarına çıkmaya başlar. Halı sahada sergilediği yüksek performans ile babasının gözüne girmeyi başaran Tuzlu Pasta, Salatasaray Paf Takımına transfer olarak amatör futbol yaşamına da başlamış olur.

Kalfalık dönemi

Bir yandan Salatasaray Paf Takımında oynayan Tuzlu Pasta, diğer yandan da halı saha muhasebecisi olarak part time bir yaşam sürmektedir. Bu yarım yamalak yaşamı kaldıramadığını gören İmparatore, Tuzlu Pasta'yı Salatasaray Yıldızlar Takımına transfer eder. Böylece muhasebeciliği bırakan Tuzlu Pasta'nın önünde hiçbir engel kalmamıştır.

Başlarda gıllı bacakları ile Yıldızlar Takımının ilk on birinde oynayaman Tuzlu Pasta, mahalle bakkalından aldığı Çamsakızı ağda kutusu ile bu önemli sorunu da başarı ile atlatır. İlk on bire girmeyi başaran efsanevî oyuncumuz kendisine Hanzo Wakabayashi, Koyari Anana Huyuga, Defanso Uruba ve Takaro Misaki gibi yeni arkadaşlar edinmeyi başarmıştır.

Kalfalık yıllarındaki en yakın arkadaşı olan Misaki, 2003 yılında yaptığı bir basın toplantısında "Bir zamanlar bize 'altın ikili' derlerdi. Ama bu pij Tuzlu Pasta'nın beni satacağını bilseydim anasını ...erdim." şeklinde giden ağır demeci ile kalbinin ne kadar kırıldığını belirtmiştir.

Ustalık dönemi

Tuzlu Pasta Türk millî futbol takımında

1994 yılında Salatasaray'ın 100 bin dolarlık teklifini kabul etmeyen Tuzlu Pasta, Barcelona'ya bir mektup yazmış ve kendisini almalarını talep etmiştir. Bonservis sorunları da hallolduktan sonra 34 milyon dolar gibi astronomik bir rakamla Barça'ya transfer olan yeni yıldız 10 numara Tuzlu Pasta da böylece arkadaşlarına postayı koymuştur. Babası İmparatore'nin "...na koyarım ben böyle evladın!" demesine bile aldırmayan Tuzlu Pasta, '94 ve '95 yıllarında La Liga Osuruga'da gol kralı olmayı başarmıştır. Her ne kadar bir orta saha olmasına rağmen defanstan bile gol atabilmesi onun Chelsea, Manchester United gibi ünlü Avrupa kulüplerinin transfer listesine girmesine yetmiştir. '98 yılında İmparatore'nin "AB için sattı bizi pez.venk! Ben de Avrupa'yı fethetmezsem top olayım!" demecini Fotomaç ile okuma fırsatı bulan Tuzlu Pasta yaptıkları yüzünden çok pişman olduğunu belirtmiş ve göz yaşlarına hakim olamamıştır.

Bir sene sonra Türk millî takımında oynamak istediğini belirten Tuzlu Pasta, Avrupa ve Türk gazete manşetlerine bomba gibi düşmüş; ertesi yıl Türk millî takımına gelmiştir.

Atatürk Havalimanı'na indiği gün yaptığı basın açıklamasında "Ben sadece on numaralı forma ile oynarım." demeci ile futbol camiasında büyük tartışmalara, hatta Türk Futbol Federasyonu başkanının istifa etmesine bile yol açan bu kriz yaklaşık üç ay sürmüştür. Çünkü yirmi senedir on numaralı forma ile oynayan Hakan Şükür, "Formamı vermem. Veren Torinolu olsun!" açıklamaları ile formasını vermemekte ne kadar kararlı olduğunu gösteriyordu. Ne var ki kaderin bir cilvesi ile Vatikan'ın Hakan Şükür'ü Fettoşçu olarak açıklaması artık on numara sorununun da çözüldüğüne işaretti. Torino'ya sürgüne gönderilen Hakan Şükür'ün on numaralı formasını giymeye hak kazanan Tuzlu Pasta, ilk maçını dört gol attığı Fransa ile yaptı.

Mallık dönemi

Tuzlu Pasta, Angelica ile ilk defa 2001 Oscar Ödül Töreninde tanışmıştı.
Etiler'deki bir diskoda Rus kızları ile beraber çekilen son fotoğrafı

Türk millî futbol takımında tam üç yıldır oynayan Tuzlu Pastamızın hayatı artık monoton bir hal almaya başlamıştı. Kendini içkiye ve kumara adayan on numaramızın performansı da gün geçtikte düşüyordu. Hakkındaki Angelina Jolie ile olan aşk söylentileri moralini iyice bozmuş ve yakın bir zamanda futbolu bırakacağını açıklamasına sebep olmuştur.

Her yükselişin bir düşüşü vardır teorisini adeta destekler nitelikteki davranışları ile günlerce paparazzi basınını meşgul eden Tuzlu Pasta, içki ve kumarın yanına The Best of Müslüm Baba kasetini de ekleyerek tarumar olmaya devam ediyordu.

Efsaneye göre Kağıthane'deki bir Starbucks Kıraathanesi'nden sarhoş bir şekilde ayrılırken "Seviyorum uleynn! Seviyorum Angelica'yı!!!" serenadının tüm Kağıthane sokaklarında duyulduğu söylenir.

İçki, kumar ve The Best of Müslüm Baba parçalarına disko yaşamını da ekleyen Tuzlu Pasta, kendini gece yaşamının akışına bırakmış ve futbolu umursamaz olmuştu. Gece yaşamı yüzünden İmparatore'nin "Böyle mi yetiştirdik ulen biz seni! Hayvan herif! Futbol is sometimes everything have done should be anything tabela..." şeklinde giden basın açıklamasını bile izleyemeyen millî futbolcumuz cillop gibi Rus kızları ile gününü gün ediyordu.

En son Etiler'deki bir diskoda Rus kızları ile birlikte olduğu haberinden sonra Tuzlu Pasta'dan bir daha haber alınamamıştır...............

Efsaneye göre son görenin bir taksici olduğu ve kendisini Fatih Sultan Mehmet köprüsünde zorla indirmek istediği polis kayıtlarına geçmiştir.

Zorlu yaşam koşullarından lale devrine kadar geçen sürede sansasyonel bir hayata erişen Tuzlu Pasta'nın şu anki akıbeti bilinmemekle birlikte Vatikan tarafından aziz ilan edilmiştir.