YanMagazin:Anfibikus Destanı II

Yansiklopedi sitesinden
Atla: kullan, ara

Episode II Anfibikus Rising


Önsöz

Cevat Börek' n Mithat Çörek

Ergül seni sucuk ile öldüreceğim.Cevat Börek

Çok uzun zaman önce yaklaşık 15 sene kadar önce İstanbul'da çok sevilen ve sayılan 2 esnaf arkadaş vardı.Bu ikili dükanlarının yanyana bulunmasından dolayı genelde beraber anılmakta ve anlatılmaktaydı. Yeşildirek mahalesinin güzide esnaflarından olan yeşildirek börekçisi Cevat Börek en çok uğranılan esnaflardan biriydi mahalesinde.Bu ticarethanenin bu kadar işlek olması yol üstünde yada mevki bi yerde bulunmasından dolayı değildi tabi ki ;Tek ve mutlak sebebi vardı o da mükemel kol böreği ve çeşitli malzemelerde ürettiği özel börekleriydi Cevat Bey'in.

Birinci Bap

Cevat Börek

Cevat Bey genelde sessiz sakin lakin utangaç mizaçlı bir insan olarak tanınmaktaydı arkadaş çevresinde.Çoğu esnaf müşteri ile konuşabilmesini bile bir mucize olarak varsayar ve bunu dalga konusu ederdi kendi arasında.Çünki Cevat Bey ne zaman yabancı biri ile konuşacak olsa dudakları titrer, sesi kısılır ve adeta suratı kana bulanmış gibi kırmızıya dönüşürdü.(Bu yüzden kendisine "bukelamun Cevat" yada" kanlı Cevat" gibi bir çok issim takılmışdır çoğu zaman).Cevat Bey bunlar sanki hiç söylenmiyormuş gibi hareket eder ama bu lakaplar da kendisini içden içe kızdırır ve öfkesini büyütürdü dur durak demeden. Cevat Bey 30 lu yaşlarda olmasına rağmen yaşından oldukça büyük gösterirdi,kendi yaşıtları bile amca baba diye hitap ederdi kendisine.

Cevat'ın Çilesi

Zavallı Cevat Bey'in kendi yaşıtı güzel kızlar börek almaya geldikleri zaman; onun bu çekingenliğinden istifade etmek ve eğlenmek için çoğu zaman kelime oyunları ile onu utandırır ve çileden çıkartırdı.

-Cevat Amca sucuklu börek var mı ? -Evt var hanım efendi. ( kekeliyerek ) -Bana verirmisiniz sucuktan lütfen ? (böreği alıp tattıktan sonra) -Bu böreğin sucukları çok büyük ve lezzetli . ( gülimsiyerek) Adeta ağzımın içine aktı yağı hmmmm.

İntikam Yemini

Böyle ahlaksız ve kaltaklık dolu 1000 lerce imaya dayanıcak ve sabredicek gücü kalmamışdı Cevat'ın.O gece herşeye karar vermişdi,kocaman kafasına hepsi bir anda oturmuşdu.Kendi kendine and içmişdi bunların hesabı sorulacak die. İlk iş olarak gece de açık bırakıcakdı dükkanını çünki aklındaki acımasız planları gündüz vakti uygulamasına imkan yokdu.Kendisine "24 saat açık börekçi" gibisinden hain bir tabela yaptırıp altınada "nöbetçi börekciniz" imajından gaddarlığını yansıtmışdı adeta.Bundan sonra bana "Kanlı Cevat" diyenin bende kanıyla Cevat yazmazsam die geçirdi kafasından.Cevat Bey intikamını en sevdiği ve en iyi yaptığı iş ile alıcaktı. Böreklerini bir intikam tugayı , ölüm müfrezesi gibi kullanmayı düşünüyordu.

İkinci Bap

Karanlık Tarafa Giden Yol

Günler geçior ve Cevat günden güne hırslanıyordu. Artık geceleri böreklerini yaparken karıştırıcının başına geçip aletini sıvazlıyor ve kesik kesik soluyarak attırıyordu hamuruna. “alın adi orospular, döllerim içinize girsin, alın alın…” Sucukları da artık bol bol koyuyordu böreklerine, sucuklu böreklerini bayan müşterilerine verirken titriyor, onlar böreği ağzına götürdüklerinde Cevat da tuvalete koşuyordu hemen. Artık yıllardır bu adi sürtüklerin Cevatla dalga geçmesinden mi olacak, Cevat’ın bilinçaltında kadın ve sucuklu börek arasında bir bağ kurulmuştu. Onlardan sucuklu böreklerle intikam alıyordu aslında ama onlar bunu anlamıyordu ve malzemeyi bol koyduğu için her geçen gün dükkanı daha çok kalabalıklaşıyordu Cevat’ın. Cevat artan siparişlerle uğraşmak için daha fazla attırmak zorundaydı hamurlara, yeni çeşitlerde üretmişti: Sosisli börek, salamlı börek, sucuklu ve kaşarlı börek…

Bir süre sonra Cevata bu sapıklıklar da yetmemeye başlamıştı. “döllerimi içlerine soktum ama” diyordu kendi kendine “bu onların bana yaptıklarının acısını çıkartmaz!”. Başka bişey yapmalıyım diye düşünüyordu, ama ne? işte o böyle düşünürken dükkana gecenin bir yarısı bir kevaşe geldi ve imalı birbiçimde sucuklu börek istedi. “madem” dedi Cevat içinden “istediğin sadece sucuk, sucuğa doyacaksın bu gece”

-Hangi sucukdan istersiniz hanım efendi ? dedi kekeleyerek.Cevat Bey -aaa çeşitlerinizde mi var sizin boy boy ? -Evet var hanım efendi tür tür değişik sucuk kullanıorum farklı böreklerde gelip bakınız istiyorsanız fırınımızın olduğu tarafa. -tabi ki olr hem fırınınızı görmüş oluruz bu sayede Cevat Bey.

Cevat Kontrolden Çıkıyor

Kadın aciz bi şekilde içindeki şehvet ve kaltaklık hevesi ile fırının olduğu bölüme doğru ilerlemeye başladığında Cevat Bey eline aldığı sanayi boy macar salamını hafif bir darbe ile kadının başına geçirir ve onu sersemletir. Bayılan kadını hemencik ayılmadan plastik folyo ile bir sucuk gibi sarmayı kafasında planlamışdı Cevat.Kadını sucuk gibi sargıya aldıktan sonra onu diğer sucukların yanına asıp bi cigara yakmışdı bahtsiz kahramanımız. Artık yarı insan yarı sucuk olan kurbanımız ayılmaya başlamışdı ve ağlamaklı bakışlarla kahramanımıza bakmaktaydı.

-Neden ? diye sorduğunda kadıncağız -boy boy sucuklarımız var merak etmiyormuydunuz boy boy sucuklarrr, işde fırınımızı da merak etmiyormuydunuz siz ? İnsanın başına gelen merak ama sizde ki açıkça kabahat, gördünüz mü en büyük boy sucuğumuz siz oldunuz hanım efendi,ama durun daha bitmedi .Bende sizin fırınınızı merak ettim doğrusu,ama size hiç sormadım diimi daha önceden ? -Lütfen acıyın bana ne olur . (ağlıyarak ve haykırarak)


Bir Sapık Doğuyor

O sırada Cevat fırından çıkardığı sucuklu böreklerini sıcak sıcak kadına zorla yedirmeye hazırlanıordu bi yandan da " fırınım fırınım benim güzel fırınım die mırıldanıyordu"kendi kendine.Birden bire bir bengal kaplanı gibi kadının üstüne çullanan Cevat börekleri 2'şer 3'er kadının ağzına tıkmaya başlamışdı. börekleri zavallı kadının ağzına birer birer tıkarken çıkardığı ses onu daha fazla tahrik ediyordu ama hayır, onu bu şekilde hemen öldürmemeliydi. 10 dakka sonunda kadın bayılmış ve Cevat da yorgunlukdan mahvolmuşdu.Öldürmenin ne kadar zor ama bi o kadarda zevkli olduğunu düşünüyordu kendi kendine koca kafasında.Heyecan ve zevkten yüzünde kocaman ablak bir gülümseme meydana gelen Cevat "nasıl daha yaratıcı olabilirim?" die kendine sormaya başlamışdı .Acaba cesedi ortadan kaldırabilecekmiydi öldürdükten sonra ?Peki ona tecavüz edecek miydi ?

İlk tecrübe edeceği cinayeti olacağı için devamlı kafasında sorular uçuşuyordu Cevat'ın.Ayağa kalktı ve koca bir gülümseme ile soruların hepsini cevapladı;

-EVET ! Daha yaratıcı öldürcem onu,ona canlıyken ve ölüyken tecavüz edeceğim ve cesedi yok edeceğim kimsecikler bulamıyacak onu.Onu öyle bir yok edeceğim ki herkeze çok yakın ve çok uzak olucak ahaha!!! Hepinize yedireceğim onu sucuklu böreklerime katacağım onu ahahahahahaharrrrrghhhhhh!!!!!

Karanlık Tarafa Geçiş

Cevat Bey'in cinayet aletleri

Artık kararını vermişti ve bundan sonra ne olacağı umurunda bile deildi Cevatın, çünkü bu kadın ve dierleri bunu zaten çoktan hak etmişlerdi. Kadının içindeki kahpeliğiydi onu öldürecek olan, Cevatsa sadece ilahi adaleti uygulayan bir kahraman olacaktı… Cevat kendi kendine birazdan yapacaklarında ne kadar haklı olduğuna inanmıştı artık. Kadının bayılmasını fırsat bilip onun üstündekileri çıkardı ve eline az önce kadının kafasına vurmakda kullandığı büyük sanayi tipi Macar salamını aldı ve onu kadına bi güzel soktu. O anda kadın bi çığlık attı ve asılı oldu yerde kıvranmaya başladı. Cevatın bu manzara karşısında neredeyse ağzı kulaklarına varıyordu, o derece keyiflenmişti yani. Koca salamı ileri geri oynatırken kendi kendine mırıldanıyordu sadece: güzel… salam…daha çok… salam… kadının bağırması onu zevkten iyice kudurtmuştu.

Azgına dönen ve çıldıran Cevat kadının cinsel organından çıkardığı macar salamının yerine pantolonunda çıkardığı yerli malı orjinal salamı kadına körüklemişdi."Al sana salam"diyerek kendinden geçen Cevat adeta bir "V8 motoru" gibi zavallı kadına ızdırap dolu saatler geçirtiordu.Arada "sen yağ eksilttin" diyerekde börekleri yağladığı fırça ile kadının eksilen yağını yerine getiriyordu kendince.Artık zevkin doruklarına varıcağını anladığı anda ise eline aldığı macar salamını kadının ağzına tüm gücü ile sokan Cevat bir yandan da tüm gücü ile türk salamını alttan körüklüyordu kurbanına.1 dakka içinde börek yağlarına karışan hayat suları,hayat vereceği yerde ölüm getirmişdir zavallı kadıncağıza.Gerçi bu ölümde gırtlağına kadar sokulan macarında payı vardı ama en büyük pay Türkündü genede.

Üçüncü Bap

Ermin ve Ergül

Cevat Bey tarafından katledilen Ergül

İşde arkadaşlar seri katillerin ardında yatan gerçek de budur hayat sunulan yerden ölüm elde etmek.Hayat veren suyu ÖLÜM nehrine dönüştürmek.Genelde yaşam elde edilmesi gereken sıradan bi olayı "insancıklar" tabu haline getirip hava atmak yada üstünlük elde etmek amacıyla kullandıkları için bu tip insanlar maruz kaldıkları haksızlıkları bu şekilde temizlemeye çalışırlar.

Şimdi tabiki olayımızın Bay "é" ile ilgisi ne diiceksiniz haklı olarak ?


Bu kadını zikerek öldüren Cevat Bey netekim onu bi güzel kıyma ve sucuk yaparak börek haline getirir ve dükkanında müşterilerine sunmaya başlar.O sıralarda 10 yaşında olan "ermin' in" ablası Ergül kayıp olmuş ve bir daha hiç bulunamamışdır.Buna çok üzülen "Ermin" ablasının durumundan dolayı bayağı zayıflamışdır zaten ablasının kaybolmasına iyicene üzülen ailesi "erminde" zayıfliktan ölmesin diye,ona tepsi tepsi börek almaktadırlar yemesi için.Yeşildirek Börekçisinden alınan bu börekleri afiyetle yiyen "ermin" zamanla kendisine gelmiş ve içinde zaten filizlenmeye başlıyan anfibik tohumları daha da bir olgunlaşmaya başlamışdır. Börekleri yediği günlerde içinde hissettiği filizlenme esasında ablası olan Ergül'e ait olan filizlenmelerdi, çünki ;

Bay Cevat'ın zikerek öldürdüğü kadın esasında "erminin" ablası Ergül'dü ve ablasının bedeninden yaptığı sucuklu ve kıymalı börekleri "ermin" yemişdi.Kısacası "ermin" ablasını oturup afiyetle yemiş ve onuda içine almışdı.Ablasının bir kevaşe olan tüm ruhsal özellikleri ise gene "ermine" geçmişdir.

Ermin'in Dramı

O günden sonra "ermin" içinde sucuklara karşı dayanılmaz bir şehvet ve korku hissetmişdir her sucuk veya macar salamı gördüğünde onları sanki gırtlağına ve içine almış gibi hissediyor ve bu duruma bir anlam getiremiyordu küçük "ermin" ve annesine;

-Anne biri sanki beni bir sucuk gibi duvara asıyor zannediyorum.Sonra da sanki ağzıma macarı kıçımada türkü sokuo gibi hiisediorum diyordu.

Erminin bu durumu karşısında aileside doktorlarıda yapıcak birşey olmadığının farkındaydılar ve çocuklarının zaman içinde nasıl bir anfibiğe dönüşüceklerini gıdım gıdım seyredeceklerdi.


Konu Hakkında özlü sözler

 Anfibikusun dramı kızlarımızın rüyası.Jamce Joyce



İlgili Konular: Anfibikus Destanı I, ibne valhallası, Mithat Çörek, ibnistan